26 Kasım 2009 Perşembe

BAYRAM


yarın bayram...nerde kaldı bayram sevincim,heyecanım.halbuki önceden yani çocukken çok daha güzeldi bayram.gün sayardık bayram sabahı içim.3gün 2 gün...bayramlık alırdık.çok değerliydi bayramlıklarımız.bayram sabahına kadar gözümüz gibi bakardık onlara.uyurken başucumuza koyardık onları,sabah ise ilk işimiz onları kontrol etmek olurdu.arife akşamı yapılan börekleri aşırırdık gizlice.temizlenir paklanır erkenden yatardık,yatarddıkta uyuyamazdık heyecandan.sabah erkenden kalkardık,erkekler namaza giderdi.bizde camda onların yollarını gözlerdik.sonra bayram sofrası kurardık erkenden.camiden gelenlerin ellerini öperdik,bayram harçlığımızı da beklerdik tabi.verilen her parayla ,şekerle,çikolatayla mutlu olurduk.kahvaltıdan hemen sonra gözümüz gibi baktığımız,giymek için can attığımız bayramlıklarımızı giyerdik.düşerdik yollara arkadaşlarla.başlardık her gördüğümüz büyükle bayramlaşmaya,halini hatırını sormaya.arkadaşlar arasında nispet yapardık harçlıklarımızla ,şekerlerimizle.akşam olur evlerimize dönerdik.bu seferde evdekilere nispet yapardık harçlıklarımızla.tebessüm ederlerdi çoçuk aklımızla yaptığımız şeylere .sonra başlardık mız mızlanmaya.parka gitmek için .dayanamazdı büyüklerimiz,götürürlerdi bizi bir ara.eğlenirdik orada mutlu olurduk salıncakla ,atlıkarıncayla.çıkışta pamuk şeker diye tuttururduk tatlı komasına girecek kadar şeker çikolata yediğimiz halde.alırlardı yyinede .bayramdı kırılmazdı o gün çoçuk kalbi.o günlerin bitmesini hiç istemezdik.bayaram bittiğinde de gelecek bayrama kaç gün kaldığını hesaplardık.böyle geçerdi bayramlar.
şimdi ise anlamı olan ruhunu kaybetmiş bir gelenek sanki.ne heyecanı kalmış ne önemi.uzaktaysanız eğer ailenizi ziyaret ettiğiniz bir zaman dilimi.büyüdükte adam mı olduk sanki . o yüzden mi öldü bayram ruhu.
istemiyorum büyümek,geri istiyorum o mutlu günlerimi ,geri verin çocuksu gülümsemem....

24 Kasım 2009 Salı

ATEŞ VE SU


ilk gözlerinde başladı.bakışların gözlerıme değdiğinde
korkuyordum aslında gözlerine bakmaya
kararsızdı gözlerin,çaresizdi...
acıtıyordu içimi ama yine baktım
belki görürdün bendekini
umut olurdum çare olurdum çaresizliğine
anlardın belkı benı
sonra kalbime baktın kalbinle
yine boş gözlerle baktın tabi
göremedin içimdeki seni
ya da görmemezlikten geldin
güneşe baktıktan sonra oluşan karanlıktı ruhumdaki
o kadar parlaktı ki herşey
kafamı çevirdiğimde heryer boğulası karanlık...
sen ateş oldun ben ise su
birbirine bir o kadar zıt ve bir o kadar birbirinin dermanı
istemezdik,sevmezdik birbirimizi
ama bilirdikte birbirimizin istediğini
ruhun yanarken ateşle,küle dönüyordu bedenim
su hiç yanar mı?
yanar işte
suyun ateşe olan sevgisidir suyu yakan
geldim işte burdayım dermanın olmaya ,senı kurtarmaya geldim
yalnızlığın ateşinden kurtarmaya geldim
ama yoktun...
belkide hiç olmamıstın
belkıde rüyaydı hepsi
ne sen ateştin ne de ben su
belkide sen de yoktun
hayali sevgilimdin belki
göremediğim,tanımadığım,elini tutamadığım
gözlerine bakamadığım hayali sevgili
belki bende yoktum
varolduğumu sanıyordum bu hayatta
ama ben varım burdayım
senı dusunuyorum
hiç görmediğim hayali sevgilimi özlüyorum
tabışacağımız günü bekliyorum ...

23 Kasım 2009 Pazartesi

KARDEŞ



Bugun bır kardesım oldu… uzun suredır bılgımın olduğu fakat bır turlu ıcınde yer alamadığım proje yenıden karsıma cıktı.ve bu sefer ne olursa olsun orda yerımı alacaktım.proje kardesıniseç adını almakta.amacı ıse yardıma ıhtıyacı olan oğrencılerden bır tanesıyle ırtıbata gecmek ve ona manevı maddı destek olmak .maddı dedımse buyuk seyler değil bunlar .okuması ıcın kıtap kalem sılgı boya vs gıbı seyler ıllakı almanız da gerekmıyor bır cocuğa onu dusunduğunuzu hıssettırıyorsunuz .varmı bundan guzel bır huzur,mutluluk.ben kardesımı okulum gereğı samsundan sectım .adı Alican ,8 yasında üçüncü sınıfa gıdıyor.öğretmenıyle konuştum alican a nasıl yardım edebılırım dıye oda ne ıstersen onu getırebılırsın dedı.kendım gelsem tanışsam Alicanla dedım cok mutlu oldu Süleyman Bey hedıyelerden daha onemlı olduğunu belırttı.çok heyecenlandım bır an .attım kendımı sokağa ılk bulduğum kırtasıyeye gırıp boya kalemlerı hıkaye kıtapları falan aldım.tarıf edılemez bır mutluluk karsılıksız bır sey yapmak .kucucuk bır cocuğun aldıklarımı gorduğunde mutlu olmasını gormek … tanışmak ıcın can atıyorum.uzun suredır ılk defa bu kadar mutlu olduğumu hıssettım. Hayatımda hep bır boşluk vardı belkıde o boşluğu o minicik çocuğun gülümsemelerı dolduracak .bılmıyorum arkadaslar mutluyum nedenı yok sadece mutlu …

Projede yer alıp kendi kardeşini edinmek isteyen arkadaslar ıcın linki yayınlıyorum

YAZMAK


neden yazıyorum kı ben?niçin? yazmak ıyı gelıyor sankı .derdımı ıcımdekılerı sozcuklerle anlatamıyorum tam olarak .yazmak daha ıyı.dedıklerıme karsılık veren yok,karsımdakı anlarmı endısesı yok.sadece yazmak...kalemımın ucuna gelenlerı kağıda aktarmak .işte bu benım amacım.içimde durduramadığım şeyleri yazmak.bazen bunu çok sade bır şekılde yapıyorum bazen bir o kadar karışık karmaşık.karışık yazmam yazılarımını,anlasılmaz olması ruh halımle alakalı belkıde .bazen fırtınalı sularda yüzüyorum bazen çarşaf gibi bir denizde bazen bir limana sığınıyorum bazen açık denizlere...amaçsız aklıma gelenleri yazıyorum.karşılık beklemeden.yazmayı sevıyorum çünkü.belkide mesleğimle alakalı.felsefeciyiz ya yazılar sözler bizim işimiz.aslında yok böyle bir olay .benimki çoçukluktan kalma bir alışknalık.kafam bozuk olduğunda ya da çok mutlu olduğuumda hep yazarım.en çok da kafam bozuk olduğunda yazarım.karsımdakılerıne soyleyemedııklerımı kağıdıma anlatırım.bazen uzun karanlık bır yazı bazen de iki satırlık bır şiir,hepside benı anlatır,beni yansıtır,beni yaşatır.bir yerde okumuştum"sözün azaldığı yerde yazı kafidir" aynen böyle.sözler yetmez bazen uçar gider bilinmezliğe,ama yazı yazı öyle değil.sen onu silenedek ya da yırtıp atanadek seninledir,senindir.hayata senden kalan bır armağandır.hayata senı anlatır yazdıkların.anlar hayat seni okudukça.ona göre davranmaya çalışır.istediğin gibi olmaya çalışır.tıpkı annesini dinleyen bir çocuk gibi.o çocuk yaramazlık yapar bazen dinlemez sözleri ,ama sonra bilir özür dilemesini.affettirir kendini alır karşısındakının gönlünü ,sevdirir kendini.ne olursa olsun sever çocuk karşısındakını ,ne yaparsa yapsın karışısındaki de sever o çocuğu....


işte bu yüzden yazıyorum.çocuğumu ,hayatımı adam etmek için.seviyorum hayatımı.onu yaşatabilmek için.sizde benim yaptığımı yapın.sevin hayatı.çünkü hayat yaşanabilecek kadar uzun ona küsecek ondan nefret edecek kadar kısadır...


21 Kasım 2009 Cumartesi

SEVGİ GÖSTERİSİ


bu sevgı dedığımız olayı illaki hareketlerımızle ,sozlerımızle bellı etmemız mı gerekıyor.sureklı sevgı sozcuklerının tekrarlanması mı gerekır .karsımızdakı anlamaz mı bunu .nerden buraya geldın sımdı dıye dusunmeyın annemden geldım buralara.annem parmağının ucunu makasla kesmış(cok onemlı bır sey değil 1 saat ıcınde unutmus bıle )bır saat boyunca parmağını nasıl kestığını anlattı .ben sordum anlattı vs.sonra öpde geçsın muhabbetı ortaya cıktı o aradada televızyon ızlıyordum .sonra bu aşamayı geçıp daha vahım bolumlere terfı ettık sen benı sevmıyorsun sendromu olusmaya basladı .bılmem neyın kızı varmıs o onunla ılgılenıomus onu kızı olarak alacakmıs ... ben onu sevmıyormusum .wuuuuuuuuuu yanı anne bır ınsan bır olayı bu kadar buyutup dert edınır kendıne .tamam sevgısını cok gosterebılen bırı değilim .süreklo sarılma öpme ne bıleyım sevgı sozcuklerı falan soyleyen bır cocuk değilim ama bu senı sevmediğimi göstermez kı be annecik.senın olayın herkezın basına gelebılecek ufak bır talıhsızlık.cok canın acımamıstır dıye dusunmustum.aslında sende bana bu yuzden sıtem etmıyordun.yenı geldım ve sarılıp konusamadık soyle etraflıca o yuzden ılgı beklıyordun .idare et be anne biliyorsun bırazcık odunum şu sevgi ilgi gösterme olaylarında birgün ben de yontulacağım yontulsamda hammaddem odun olduğu ıcın bır sey değişir mi orasını pek bılemıyorum ama SENİ ÇOOOOOOOKKKKKKKKKKKKK SEVİYORUMMMMM ....

...


yağmurlu bir geceydi. istanbul'a yağan yağmur benim kalbime ruhuma da yağıyordu.ama içimdeki alev sönmüyordu.dinlediğim şarkılarda ıyı gidiyorodu.hüznümle birlikte katık olmustu yalnızlığıma ızdıraplarıma.. sadece gozyaslarım ele verıyordu benı .istemezdım aslında guçsuzluğume ağlamak.ama olmuyordu.tutamıyordum gozlerımde zamanı dolmus yasları .bırbırı ardına gelıyordu hepsı,izlerını bırakıyordu herbırı..gozlerımı kapıyordum dınlemeye calısıyordum kendımı .sonra bır melek geldı sordu bana acılarımın nedenını.var mıydı benı dınlemeye cesaretı ,alabılırmıydı kalbımdekı acıyı kederı.yağmaya baslayan sağnakla basladım bende anlatmaya.acıdı sankı bana.yaşlar boşaldı onunda gozlerınden.düşündüm sonra günah yazarmıydı Tanrı bana,bir meleğı ağlatmama.durdu melek dusundu bır anda .sordu bana.hüzün gemısınden cıkmak ıster mısın dedı heyecanla.olur muydu yapabılırmıydı bunu .kurtarabılırmıydı benı evet dedım ona .kurtarmasını ıstedım benı bu acılardan .gözlerımı kapamamı ıstedi tekrar .hemen yaptım ıstedığını.açtığımda gozlerımı kaybolup gıtmıstı.tıpkı eskıler gıbı .evet kurtarmıstı benı acılarımdan ama kendı acısını bana bırakarak kurtarmıstı benı kendı acılarımdan ....