24 Kasım 2009 Salı

ATEŞ VE SU


ilk gözlerinde başladı.bakışların gözlerıme değdiğinde
korkuyordum aslında gözlerine bakmaya
kararsızdı gözlerin,çaresizdi...
acıtıyordu içimi ama yine baktım
belki görürdün bendekini
umut olurdum çare olurdum çaresizliğine
anlardın belkı benı
sonra kalbime baktın kalbinle
yine boş gözlerle baktın tabi
göremedin içimdeki seni
ya da görmemezlikten geldin
güneşe baktıktan sonra oluşan karanlıktı ruhumdaki
o kadar parlaktı ki herşey
kafamı çevirdiğimde heryer boğulası karanlık...
sen ateş oldun ben ise su
birbirine bir o kadar zıt ve bir o kadar birbirinin dermanı
istemezdik,sevmezdik birbirimizi
ama bilirdikte birbirimizin istediğini
ruhun yanarken ateşle,küle dönüyordu bedenim
su hiç yanar mı?
yanar işte
suyun ateşe olan sevgisidir suyu yakan
geldim işte burdayım dermanın olmaya ,senı kurtarmaya geldim
yalnızlığın ateşinden kurtarmaya geldim
ama yoktun...
belkide hiç olmamıstın
belkıde rüyaydı hepsi
ne sen ateştin ne de ben su
belkide sen de yoktun
hayali sevgilimdin belki
göremediğim,tanımadığım,elini tutamadığım
gözlerine bakamadığım hayali sevgili
belki bende yoktum
varolduğumu sanıyordum bu hayatta
ama ben varım burdayım
senı dusunuyorum
hiç görmediğim hayali sevgilimi özlüyorum
tabışacağımız günü bekliyorum ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder