12 Aralık 2009 Cumartesi

ŞEHR-İ HÜZÜN


deli ruhum şehr-i hüznün karanlık arka sokaklarında...
ne aradığını ne umduğunu bilmedendolanıyor umarsızca.biliyorum bir şey bulamayacak.adı üstünde burası şehr-i hüzün.bu şehrin her sokağında acı,ayrılk yağmurunda gözyaşı rüzgarında umur var.düştünmu birkez buraya çıkışın yok artık.elinde ucuz şarabın ismi bilinmeyen karanlık acı dolu sokaklarda gözyaşı yağmurlarında ıslanırsın.şarabın biter yığılırsın bir çöp kutusunun yanına.sızarsın belki belki de kara bir kediye -onun derdi kendine yermiyormuş gibi-kendi acılarını ,adını dahi koyamadığın ızdıraplarını anlatırsın.sızarsın gece 4 gibi.uyandığında güneş açıp yeni bir günün doğması gerek ya,burda öyle olmaz.güneş hiç doğmaz hep karanlık soğuk ve yağmurludur.en iyi yapabileceğin şey güçsüz aciz bedenini o sokak arasından kaldırıp başka bir sokağa gitmek.belki iki sokak öteye belki de daha uzaklara...rüzgar eser umut rüzgarı .gittiğin sokakta iyi şeyler olacağını umarsın,ama yanılırsın.olmayacağını bile bile kanarsın sert esen rüzgara bir gün bir gün mutlu olacağını umarsın ,istersin deli gibi ,ama olmadığını gördüğünde düşer kolların iki yana ,omuzların çöker herzamanki gibi...

uzun zamandır ismini anmadığın belkiide varlığına inanmadığın Tanrı yı anarsın yardım istersin çaresizliğine ya bedeninden ruhunu kurtarmasını istersin ya da bu şehirden seni kurtarmasını .beklersin umarsın ,çaresizce çare olmayan zamana direnirsin.dualarının kabul olmadığını anladığında hatırlarsın artık neden dua etmediğini.güçsüz ,ızdırap dolu ruhunu bedeninle kaldırırsınolduğu yerden.bir şarap daha açarsın yürürsün şehr-i hüznün caddelerinde.bedenler görürsün ruhu olmayan,kendinden bi haber yaşayan. aklına ilk gelen sokağa dalarsın ve kaybolursun acının nefretin doruklarında ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder