8 Şubat 2010 Pazartesi

LABİRENTTEKİ CEVAPSIZ SORULAR...



hayatımız bizi engelleyen duvarlarla çevrili.kapana sıkışmış bir fare gibiyiz.çıkışın neresi olduğunu bilmeden,ama çıkmaya uğraşan.bazen tesadüf eseri çıkışa ulaşan.bazen o labirentte kaybolan.girdiği yanlış yollarda dolanan,arayıştan usanan.belki bir umutla çabalamaktan vazgeçmeyen.
bizde böyleyiz aslında.bir labirentte yaşıyoruz ve hep çıkışı arıyoruz.bazen yanlış yollara sapıyor yolumuzu kaybediyoruz.bazen çıkmaz sokaklarda kendimizi kaybediyoruz.bir süre sonra kendimizi soru yağmurlarında boğuyoruz.ben kimim?ne işim var burada?neydim ne oldum ?... bazı sorularının cevapları buluyoruz.bazı sorulara kendimizin bile inanmadığı cevaplar uyduruyoruz,ama hayatımızda bir kaç soru var ki onları cevaplayamıyoruz.ne gerçekler tatmin ediyor bizi ne yalanlar.bu sorularda yoruluyoruz,tükeniyoruz.içinde olduğumuz labirentte kendimizi kormak için çıkarttığımız pençelerimizi düşmanlarımızı korkutmak sırf güçlü görünmek için gösterdiğimiz dişlerimiz bu sorularda geri çekiliyor.ne kavgacı ruhumuz işe yarıyor ne duygusal yanımız ne mantığımız...sorduğumuz sorular vücut bulup karşımıza dikildiğinde bizim vücudumuz yok oluyor.ben diye bir şey kalmıyor ortada .ben e bir sen katıp biz yapmak oluyor derdimiz.neden niçin bilmeden istiyoruz.belki içinde bulunduğumuz labirentte yolumuzu bulmak için belki de yalnızlığı sevmediğimiz için ... aslında bunların hiç biri değil.vücut bulmuş sorularn cevabını hiç biri karşılamıyor.doldurmuyor söylediğimiz cümleler sorunun cevabını.biz insanlar bu soruyu yanıtsız bırakmak yerine adına aşk demişiz.tarif etmeye içini doldurmaya çalıştıkça elimize yüzümüze bulaştırmışız.anlamı olmayan aslında büyük bir anlamı olan ,ama tarif edilemeyen bir cevapla yetinmişiz .bencede iyi etmişiz,çünkü herkes farklı ve herkes başka bir anlam taşı içinde .
ete kemiğe bürünmüş tarifsiz bir soru ile karşılaştığımızda ve bu soruda kafanız karıştığında boşuna klişe cevaplar arayıp açıklama yapmaya çalışmayın;cevap aşktır ve keyfini çıkartmaya sorunun cevabını doya doya yaşayıp kendi anlamınızı yaratmaya bakın ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder