30 Temmuz 2010 Cuma

VEDA HUTBESİ :)


Bir veda hutbesi okunur içimde geçmişime geçmişimdeki bene .ayrılık vakti gelmiştir yaşanmışlara ve içimi acıtan yaşanmamışlara .veda vakti benin parçalarına benimle olan hayatıma .üzüldüğümde üstüme çekip içimi ısıttığım anılarıma,bir anda beynime hücum edip acılar içinde kıvranmama sebep olan hatalarıma ,iyi günümde yanımda olup kötü günümde arkamdan konuşanlara ...
Yeni bir hayatım var artık. yanıma çok şey almadım bu sefer küçük bir valiz anı içinde bol tebessüm taşıyan ,bir kaç dostta aldım yanıma her zaman yanımda olanlardan ve kendimi aldım çelişkisiz olan beni aldım .yanlışlardan doğruyu sıyırmayı bilen beni aldım bu sefer .küçük mutlulukları büyük hayalleri hedefleri olan beni aldım .hep mutluluğu isteyen kendine ve çevresine mutluluk getiren beni aldım bu defa.
Birazcık hayal kırıklığı da almalıyım sanırım birazcık da intikam ,kin duygusu .hiç istemiyorum bunları yanıma almak ama almalıyım sanırım .bana yapılan yanlışları unutmam bana yeni yanlış yapmalarını sağlar çünkü.hiç istemiyorum onları .ayrı bir torbaya koyup ağızı sıkıca bağlayacağım ve en ücra koşelerde saklayacağım lazım olmadıkça açmayacağım.kötüler çünkü .kötülük istemiyorum üzüntü istemiyorum artık.
Hayatımdaki herşeye şükrediyorum gerçekten yaşanması gereken şeyler olarak görüyorum ve herşeyi herkesi özellikle de kendimi affediyorum .buna ihtiyacım var kendimi affetmemek mükemmelliyetçi olmak kendimi sevmemi engelliyor.en çok da bunun için yeni bir hayata başlıyorum ....
Veda hutbemin son cümlesi ;ARTIK KENDİMİ SEVİYORUM 

29 Temmuz 2010 Perşembe

Çocukken oynadığımız oyunlar vardı .oynamaktan sıkılmadığımız oyunlar zamanla bizden giden seneler geçtikçe isimlerini unuttuğumuz kurallarını unuttuğumuz oyunlar .Aslında oyundan çıkmış değiliz hala oyunun içindeyiz .oyunun kuralları değişti o sevdiğimiz oyunlar artık iğrençleşti...küçükken uydurduğumuz hikayelerin yerini şimdilerde kendimizi övmek için uydurduğumuz yalanlar almış. severek oynadığımız yakartop oyunu artık can acıtmaca olmuş .kim kimin canını daha çok yakarsa oyunu kazanır.tedirginlikle oynadığımız körebe oyununda artık tüm sevdiklerin saklanır olmuş .oyun için saklanmıyorlardır artık senden sıkıldıkları için kaçıyorlardır bir de mendil kapmaca vardı artık mendil insanların sevgisi (hesapta sevgisi ölmüş bir şey artık sevgi aşk kavramları )olmuş her önüne gelene verir olmuş. Mahalle arasında yaptığımız maçların yerini ise sağa sola çakma oyunu almış ondan ona skor peşinde olmuş millet .oynadığımız evcilik oyunlarında herkes sorumluluklarından kaçar olmuş.dokuz taştaki gibi bir taşı düzelteyim dediğinde hepsini devirir olmuşuz.
Bakın değişmedik hala oyun oynuyoruz iğrençlesiyoruz .artık belli saatten sonra bizi eve çağıran oyunun bitmesini sağlayan bir şey yok oyun bitmiyor sürüyor sonsuzluk gibi .ben sevmiyorum bu oyunu istemiyorum oyunun içinde olmak .görmek duymak yerli yersiz oyuna dahil olmak istemiyorum.oyun istemiyorum artık ... gerçek bir hayat istiyorum etrafımda büyümüş olgun insanlar istiyorum .çocukca heyecanlarım olsun istiyorum ama bunların temiz kalmasını istiyorum.bir pamuk şekerle mutlu olmak istiyorum.bayramlık ayakkabılarıma gözüm gibi bakmak istiyorum .saf mutluluk istiyorum .saflık doğallık istiyorum yapma bebekler aynı görünen insanlar istemiyorum fark istiyorum farklı olmak istiyorum .bana bir beden büyük gelen yaşam tarzımı değiştirmek istiyorum eskitmek istiyorum .yerlerde yuvarlanıp toz toprak içinde paçavraya dönmesini umuyorum.

16 Temmuz 2010 Cuma


Uzun yolculuklar yapmak istiyor ruhum.hızlıca koşmak zamanı aşmak istiyor.koşarken kendinden kurtulmak istiyor sanki … aşmak istiyor geçmişi geleceği şimdiyi.huzuru arıyor ruhum şehir şehir ülke ülke.gitmek istiyor ruhum bilinmezlere.keşfetmek istiyor ruhum nefes alınmamış yerleri sesiz beni bekleyen yerleri.kalmak istemiyor artık buralarda .buralardan çok uzaklarda bulacağına inanıyor kaybettiklerini,kaybedilenleri…asil ve gururlu olmak istiyor tıpkı beyaz bir at gibi özgürlüğüne koşmak istiyor.koşup her şeyden kaçmak istiyor.susmak ve sadece koşmak istiyor onu tutan zincirleri kırmak ve nefes almak istiyor .aslında çok bir şey istemiyor sadece biraz huzur ve mutluluk istiyor.koşuyor ama aradığını nerede bulacağını da bilemiyor

14 Temmuz 2010 Çarşamba

İÇİMDEKİ SES


Hayatta neyim ben bir toz zerresi mi ? evet sanırım öyleyim nefes alan bir toz zerresi .tek başıma göremezsiniz beni.çok kişiysek eğer fark edersiniz ve o anda temizlersiniz bizi.düşünmezsiniz bizim duygularımızı hislerimiz akıllarınıza sığmaz çünkü farklıyızdır sizden .aslında aynıyızdır benim senden senin ondan farkın yoktur.duygularımız değil görünüşlerimiz ayırır bizi.damgalarız bizden farklı görüneni.o da benim gibi midir diye düşünmeyiz.niye düşünelim ki hayatta onca (!) düşünecek şey varken.şu görüş şu akım şu moda …bunlara kafa yoruyoruz niye bir de insanların duygularını düşünelim ki .ben kendimi düşünmüyorum da .evet kabul ediyorum öyle bir konuma geldim ki kendimi bile düşünemiyorum .hayat benim içimdeki iyiyi katletti.şimdi geride kalanlar ise kan izleri …umursamaz biri oldum.kendi sözlerimi bile tutamayacak kadar umursamaz.kime suç bulsam hayata mı hayatımda olanlara mı yoksa kendime mi ?hayatımda olanlara güvenmek en azından güvenmeye çalışmak en büyük aptallığımdı.bu böyle insanlar çıkarlarını ben ise onları düşündüm.her kötü şeyi pişman olmama oyunumla yok ettim .iyi mi ettim sanmıyorum.pişman olmamak o insanları affetmemi sağlıyor başka bir şeye değil.doğru değil bu .en azından bu hayatta doğru olan bu değil,doğru olan acımasız olmak doğru olan kin beslemek fırsatını bulduğunda intikamını almak bu doğrusu yoksa hep kaybeden olursun .kendinle kavgaya tutuşursun .sizde duyarsınız içinizdeki sesi hep doğru söyler aslında ama duymaz kulaklarınız.ben en çok onunla kavga ederim.yanlış değerlendiriyorsun herkes bir değil derim .onunla kavga etmekten yorgun düşerim ama o hep haklı çıkar .bir kere bile haksız çıktığını görmedim.doğruluk kumkuması ukala ama haklı hep haklı.bundan sonra seni dinleyeceğim içimdeki ses ta ki kulaklarım sağır olana kadar …

10 Temmuz 2010 Cumartesi

DEDİKODU;ay herkes biliyor allahın bildiğini kuldan mı saklayayım canım ...


Hepimiz hayatımızda dedikoduyu sevmediğimizi söyleyip dedikodu
yapmışızdır.ha buna dedikodu demeyiz de herkesin bildiğini söylüyoruz deriz
.bir de buna Allahın bildiğini kuldan mı saklayalım Allah aşkına gibi bir deyimle
süsleriz sanki bu sözü söyleyince yaptığımızın doğru olduğunu göstermek
gerekiyormuş gibi.bu söz yaptığımızı onaylıyormuş gibi.neden dedikodu yaparız
ki .neden insanların özelini başkalarıyla da konuşma ihtiyacı duyarız ki .genelde
bizde olmayanı eleştiririz sosyetik anlamıyla .eleştiri değil yaptığımız bildiğiniz
gibi dedikodu.çekememe kıskanma özenme ama ulaşamama .bunlardır
nedenleri.ay gördün mü ayşe nin kocası onu aldatıyor .güzelce de kadın ama
yazık aklını kullanmıyor bla bla bla … sen kendi kocana baksana onun seni
aldatmadığını nerden biliyorsun ?
Başkalarının malı bize tatlı geliyor.Hobbes’un dediği gibi ‘’insan insanın kurdudur’’.başkası kötü olsun sen akça pakça ol gerisi mühim değil .ne de olsa hayatta bir sen varsın .at çamuru başkasına sende dolan ortada temizim diye.illet olduğum insan modeli ne anlarsınız hanımlar beyler dedikodudan neyinize yarar bi anlamam.insanlar istedikleri gibi yaşar siz onları konuşunca siz prim mi yapıyorsunuz? Para mı veriyorlar size ? inanın sizin konuşmalarınız bir naneye yaramıyor .dedikodusunu yaptığınız insanlar siz konuştunuz onları diye değerlerinden bir şey kaybetmiyorlar ya da hallerinden vazgeçmiyorlar.niye vazgeçsinler ki bu onların hayatı bildikleri doğrultuda yaşarlar.yasalara uyduktan sonra sorun yok.herkesin ahlak kuralı kendine.

8 Temmuz 2010 Perşembe

Şimdi yazdıklarımdan sonrna bu kız şizofreni ya da manik depresif diyebilirsiniz ama aslında hiç biri değilim belkide öyleyim bilemitorum :) blogum benim en mutsuz umutsuz ve çıkış yolu aradığımdaki yazılarımla dolu.bu doğru bir çoğu çaresizliğimden yazıldı bir kısmı da yazılmak için insan kullandı .ne bu şimdi diyorsunuz açıklıyorum ;bazen yazı yazamazsın tıkanırsın sözcükler aklında dolanır ama kaleminin uçunda son bulmaz istikameti o dönemlerde kendine uğraşıcak platonik kurban bulursun sonra yine yazarsın olmadı çevrende gördüklerinden esinlenerek yazarsın .
bugün şu an şunu farkettim hayatımın 435 gününü boşa harcamışım.ne gerek vardı bu kadar saçmalığa zırvalığa .işte yazmak için en büyük kozum oydu çünkü :) gülüyorum halime.sadomazoşist bir karaktere sahibim sanırsam .hep kendime acı çektirdim .başkalarıyla yapamayacağımı düşündüm ve hep yapamadım .bir şeyler oldu ve hepsi bitti.neden o .onu aramaktan her bakışta gerçek bakışları görmedim görmeyince de mutluluk beni hep teğet geçti .
bloga baktığımızda aşk aşk aşk böğğğğğğğğğğğğğ yeter artık normal güncel konulardan sıkı tartışmalar kafa karıştırıcı yazılar çıkartacağım .pembeler ülkesinden kaçıp kendi ülkeme döneceğim.gözlerime taktığım pembe gözlükler artık büyük gelmeye başladı .abarttım durumu gereksiz yere .ama ne yapayım o beni tutuyordu.yanlış yapmamı engelliyordu ya da ben öyle sanıyordum.işin gerçeği şu dostlar artık konumuz sadece aşk ayrılık özlem vsvs zımbırtılar değil.yeni konulara açığız
değişmeyen tek şey değişimdir .benimde en büyük özelliğim değişmemdir :)) şimdilik bu kadar yeni kararıma umarım saygılı olabilirimmmm.

ÖZLEMEK...


ÖZLEMEK seni esir alan ,çıkmazlarda bırakan,yalnızlığında kaybolmanı sağlayan.
ÖZLEMEK karşılık beklemeden senden olmayan birini hissetme arzusu.
ÖZLEMEKne olduğunu ne yaptığını bilmeden onu düşünmek.
ÖZLEMEK o bilmeden geceleri sırf rahat uyusun kabuslar görmesin diye onun için dualar etmek
ÖZLEMEK başka insanlarda onu bulmayı ummak ,bulamadığında onun vazgeçilmezin olduğunu anlamak
ÖZLEMEK o yokken varmış gibi yaşamak
ÖZLEMEK varolmayanı var saymakona dair bir şey duyduğunda sinirinden ağlamak
ÖZLEMEK sırf başkaları mutluyken sen onunla mutsuz oldun diye ona kızmak
ÖZLEMEK kötü anıları bile tebessümle hatırlamak
ÖZLEMEK çok sevmekten korkup sonunda onu sevmek
ÖZLEMEK sırf onu unutmak için çocukça işlere kalkışmak
ÖZLEMEK eğer benimki gibiyse hiç tanımadan can acılarına rağmen onu istemek
ÖZLEMEK ayrılalı 435 gün olmasına rağmen ondan habersiz onu sevmek

karanlıkta gölgesini gördüğüm hayal kahramanım unutamadığım ve ÖZLEDİĞİM tek insansın ...

5 Temmuz 2010 Pazartesi

İKİNCİ ŞANS


herkes ikinci bir şansı hakeder sözü kendimizi kandırmak için uydurduğumuz bir şey mi yoksa gerçekten insanlar değişir ve bu şansın kıymetini bilir mi ? soru açık sizce hangisi ?
Ben bu soruya tam anlamıyla cevap veremiyorum. Hayattan edindiğim tecrübeler beni karmaşık bir insan yaptı nedeni bu sanırım.Yani nasıl olacak insanlara ikinci bir şans verilmeli mi ,insanlar değişir mi ? Atalarımızın söylediği sözler ne peki bir insan 7 sinde ne ise 70 de de odur.yanılma ihtimalleri var mı ?ya da bazı insanların değiştiğini görürüz peki bu sözler bunlar için geçerli değil mi ?uff gene kafam karıştı.hangisi doğru olandır.Hume doğru söylemiş olabilir mi duygularla hareket etmek en iyi sonuçu veriri ahlaklı olan budur.bu söz bana uyuyor ama duygular mantıklı değildir.duygusallığın aptallık hatta delilik olarak görüldüğü günümüzde katı mantık kurallarını mı işletmek lazım.yani 2+3=5 önermesi bize göre doğruyken yanlışlığını ispatlayanlar olmuştu .o zaman ben insanlar değişmez diyemem.değişebilir demekte zor geliyor .mantığım ile duygularım 3.dünya savaşına başladı  canlı örneklere bakmak en iyisi sanırım,ama burada da sorunlar yaşayabilirim.Bazı insanların değiştiğine şahitlik ettim bu doğru ama bazılarının sözlerine yemine rağmen hala aynı kaldığını da gördüm.Duruma göre değişen bir şey sanırım bu.Eee nerde kaldı bu işin ahlakı ? Derin düşünmeye başlarsam işin içinden çıkamayacağım anlaşılan.
Buraya kadar da nasıl geldim anlamadım aslında.böyle bir söz geldi aklıma ve kendimle hesaplaşmaya başladım.işleri karıştırdım Sanırım karşındakine bağlı bu sözün anlamı ,eğer sevdiğinse karşındaki değişeceğine içinde bir yerde inanmasanda kalbindeki sevgi bunu görmezden gelmeni sağlar ;ama sıradan biri için ise bu adam değişmez diye bilirsin.Yanlışları doğru sanmak da bu olsa gerek ….

ALDATMAK


Aldatmak moda da benim mi haberim yok! Anlamıyorum insanları peki ben kime güveneceğim im bana sahip çıkacak yanlışları görmezden gelip yoluma devam mı etmeli yoksa her şeyi gün yüzüne çıkartıp insanların arasını mı bozmalı ? hangisi mantıklı .dünyada güvenebileceğim tek bir insan bile kalmadı mı .ne oldu çok mu Amerikan bozması olduk .bu saçmalıkların hepsi olağan oldu da benim mi haberim yok .anlamıyorum artık hiçbir şeyi ya ben kötü olmak istemedikçe beni de kendilerine benzetmek için elinden geleni yapıyorlar.noldu ya dünyadaki tek normal insan ben mi kaldım ya da herkes normalde ben mi eski kafalı kaldım .anlamıyorum .aslında bu konuyu anlamak da istemiyorum .yetti ya bir erkek bile yok mu güvenilebilecek .omuzuna yatıp hayatın kötülüklerinden uzaklaşılabilecek .her baktığım insana bu da kesin yalancı aldatıyor mu demeliyim.çocukluk idollerimiz vardır onlar bile modaya uyup aldatıyorlarsa birbirlerini ben tanımadığım elin oğluna nasıl güveneceğim .nasıl seveceğim onu .düşünmeden kafa patlatmadan beni sevdiğine aldatmayacağına beni başka birine tercih etmeyeceğine nasıl inanacağım .erkeklere neden güvenemiyorum ki neden hala aldatmanın yanlış olduğunu düşünüyorum halbuki herkes birbirini aldatıyor.he bir de kalite meselesi var .insanlar aldatıldıkları kişinin kaliteli olmasını istiyorlar .kendilerinden daha aşağı seviyede biri olunca tahammül edemiyorlar .kendilerinden üst seviyedeyse bir hafta somurtma ve bir güzel hediye ile durumu ört bas ediyorlar ,kabulleniyorlar .gerçekten anlamıyorum insanları .bu kültür seviyesi ile alakalı bir durum değil daha başka .her kültürden her seviyeden insan bunu kabulleniyor artık okumuş cahil bilgili bilgisiz hiç fark etmiyor .ne çıkarcı bir yapıda olduk biz ne oldu bize .adam karısını aldatıyor ev alıyor barışıyorlar.kadın kocasını aldatıyor adam ne isterse yapıyorlar barışıyorlar .ben anlamıyorum .ne sevgili ne de evli fark etmiyor.aldatma kaçınılmaz olmuş ama ben bunu kabul etmiyorum aldatmayı aldatılmayı .yok ben geri kafalıyım.bana ters bu iğrenç oyunlar .dünya da tek de kalsam bu konuda savunuyorum aldatmaya karşı koyuyorum. Ya bunlar yüzüne paranoyak olduk.
Heyyyy sesimi duyan var mı varsa soruyorum size aldatmayan erkek var mı ?

3 Temmuz 2010 Cumartesi


İçimdekileri anlatmaya çalışmak zormuş bir söz vardı ‘’aşkı ya yaşarsınız ya yazarsınız’’ belki doğrudur ama benim için durum farklı aşkı tek başına da yaşayabilirsiniz .aşk zaten bu değil miydi.aşk aşık olduğun kişiden daha yüce değimliydi ,o olmadan onu sende yaşatmak değilmiydi… peki aşk nasıl yazılır?anlatılabilir mi sende bende olanlar sözcükler yeter mi kasmadan utanmadan anlatabilir misin, mahremiyetini bozup sevgini anlatabilir misin .savunmasız aciz ruhunu gösterebilir misin insanlara.alaylarına aşağılamalarını duymamazlıktan gelerek hala ona aşığım diyebilir misin.onsuz onu yaşamanın zorluğunu kaldırabilir misin omuzlarında .ona dair hiç bir şey bilmeden,onun için hiç bir şey yapamadan sadece iyi olması için dualar ederek onu korumak nasıl bir şey .peki delice sevdiğinin bir hayal ürünü olduğunu bilmek nasıl bir şey .hiç görmeden kokusunu bilmeden,elini tutmadan bu kadar sevmek nasıl bir şey ...biriler varsa oralarda bana açıklayabilir mi ?