16 Kasım 2011 Çarşamba

Sevmemek birini,sevmeden de bir şeyler paylaşmak ,sadece hayattan belli anlar çalmak ,çaldığın o anlarla hayata nispet yapmak...Sevmek ,sevilmek gerekli mi? hayatta sadece karşılıklı menfaat için insanlar bir arada olamaz mı biz hayatta çok mu seviyoruz birbirimizi??? karşılıksız ya da ileride bunun bana yararı faydası dokunurlardan değil mi çoğu şey.Hayırları duyuyorum ama kendimizi kandırmayalım, kim kime karşılıksız iyilikte bulunmuş ki bu hayatta aileden başka ki baksan ailede de bir fayda-yarar güdüsü bulunur.Pragmatizm üzerine kurulu değil mi hayatımız şimdi oturup neden mızmızlanıyoruz ki ?Sevgiliye duyulan sevgi bile bizim sevgi isteğimizi aktarmak için değil midir? Bu da yarar duygusu ile yapılan bir eylem .Hayat kendini faydacılığa adamış insanlar için yaratılmış bir yer oldu bu çok mu kötü ???
Kaybettiklerimizden kazancımız var mıdır ? Ders çıkartırmıyız ki yanlışlarımızdan yoksa hata üzerine hata mı yaparız salaklığımzdan mı yoksa iyi niyetimizden mi hatalarımızı tekrarlarız sonu nereye gider bu durumun of off beynim bılıklanıyor dünya dönüyor ama hep aynı yöne hayatım hiç yörüngeden çıkmaz mısın farklılık yaratmaz mısın ?Dipsiz kuyulara inmeye ne kadar da meraklısın toparlan artık gel kendine karanlığa değil güneşe ışığa özlem duy bunun hasretiyle çabala artık biraz da ...

7 Kasım 2011 Pazartesi

Hayat bizi bin parçaya bölüyor da bir parçasını bize ayırıyor mu ki?
Ev,iş okul ,ödevler,sunumlar,staj,ikinci üniversite,ales ,kpss,aile,arkadaşlar... her biri için didişip duruyoruz şu hayatta.Ne zaman dönüp arkama baksam yani vakit bulsam hep bir koşturmaca .Sakin bir ruh halim yok tamam kabul öfkesini yansıtmak için hayata inat kendi içinde çoğalan bir Esma ama nerede duracak bu .Ne zaman bu son diyeceğim ve gerçekten son olacak,öfkem bitecek, huzurlu bir şekilde yaşayacağım.Ne zaman kalp atışlarım normale dönecek ne zaman yük bende değil de başkalarında olacak ne zaman bencilliğimden kurtulacağım.Bilirsiniz bilmezsiniz hayatın bazı dönemlerinde hayatta kalmak için acımasız umursamaz olmanız gerek ta ki hayatınız oturana dek .Ben hayatımı oturtamadım.Aslen Sinoplu İstanbul doğması ,hayata Samsunda atılan ben KİMSİN SEN? nesin nerden geldin nereye gidiyorsun ? Var mı hayatındaki sorularına cevabın ?Ne zaman olgunlaşacak bilge olacaksın da sorularına cevap bulacaksın Doyumsuz olduğu için her şey olan ama karmaşık bir tadı olan ben asıl tadın nedir? Ne ağır basar senin hamurunda ???

2 Kasım 2011 Çarşamba

Tatil :)

Hayyy huyyy enemmm ne kadar da zaman geçmiş yazmayalı.Yazı bitirdik sonbahar geçti kış kapıda ... Esma bir bayrama daha İstanbul 'a gidiyor.Bu bayramdan pek hoşlanmasam da ailemi görmek için bahanem :) Görüşmediğimiz süre zarfında Eso işe girdi çalıştı.Hem okul hem iş hem ev hem dersler üzerine geleceğine yön verecek sınavlara hazırlandı.Yarış atı olsaydım birinci gelirdim koşuda yeminle.Tüm bunlar arasında boğulmadın mı diye sorarsan Marco Paşa sıkınlmadım uykusuz kaldım eğlenceme de baktım ,arkadaşlarıma vakit ayırdım.Hee yeri geldi canımı sıkan olaylarla uğraştım yeri geldi tırnaklarımı avuçiçime batırıp kendimi tuttum ama koca çenemi tutamadım pişmanlığın var mı diye sorarsan hiç mi hiç pişman değilim ben susmadığım için şuan da en değerli benim.Benim canım yanacağına başkalarının ki yandı ama hakettiklerii için yandı canları .Neyse sen anladın Paşam beni gerisi boş :) Tatil tatil en sevilen en güzel zamanlar.Tatil boyunca yatıp uyucam pinekleyeceğim diyemiyorum malesef adı üzerinde bayram ve bayram temizliği bayram telaşı işte gerisini siz üretin bayram ve diğer zımbırtıları bunun yanında Samsun da rahat etmek için sunumlarımı ve ödevlerimi tamamlayacağım ,ailemle ve arkadaşlarımla bolca görüşeceğimm , İşte eserekli ben boş vakti sevmeyen illaki kendine meşgale bulan kendini işe hayata adamış ben .Sanırım en kötü alışkanlığım işkolikliğim .Boş durmaktan nefret ediyorum .Biri bana keyif yapmayı boş boş durmanın nasıl güzel ve özel bir şey olduğunu anlatabilir mi ?